Üye Girişi Yeni Üye Kaydı

Güneş Doğudan Yükselir

Mehmet ARSLAN 04 Ocak 2021 Diğer Yazıları 71 -A+

GÜNEŞ DOĞUDAN YÜKSLİR

Bilgi; İnsanlığın Ortak Mirası, En Büyük Sermayesidir.

Mehmet ARSLAN

Mehmet GÜNGÖR’ün yazısını okuyup, üstüne Murat AVCI’nın iletisini ekleyince içim acıdı nedense.

Batılıların Yunan ve Latin Kültürü ile avunmaları, doğuyu neredeyse yok saymaları; “Acaba Batılıların  köklerinin  +300’lerden öteye gidememesinden mi kaynaklanıyor?”  diye düşünüyor insan.

Bu gün biliyoruz ki, Doğu’nun tarihi -5000’lere kadar inmekte, bilim ve sanat, ziraat ve hayvanat, ilk kez doğuda yeşermekte, güneş doğudan yükselip gezegenimize ışık vermekte.

Batı, ortaçağ karanlığını yaşarken İslam coğrafyası 8. yüzyıldan başlayarak 13. yüzyıla kadar aklı öne alıp gelişmiş; Batı ise 14. yüzyıldan itibaren “nakli” bırakıp “akla” yönelerek pozitif  bilimlerin gezegenimizde üssü olmuş ve bugünlere gelmiş.

Hunlar 3. yüzyılda, diğer Türk boyları 6. yüzyıldan başlayarak akın akın batıya yönelirler ve 13. yüzyıla kadar Hazar’ın etrafında, İran’da, Suriye’de, Mısır’da, Hindistan’da; Anadolu’dan Avrupa’nın içlerine kadar onlarca Beylikler, devletler kurarlar. Bugün İslam Medeniyeti  dediğimiz medeniyetler de işte tam bu dönemde ortaya çıkar.

960’larda Türkler, Karahanlılar adıyla Türkistan’da ilk Müslüman Türk Devleti olarak ortaya çıkarlar.

962-1183 arasında Türkler’in başında olduğu Azarbeycan’a kadar uzanan Gazneliler Devleti var.

Selçuk Bey, 1007 yılında 107 yaşında ölür. Torunları Musa, Çağrı ve Tuğrul (Toğrul), Oğuz Türkleriyle birlikte HORASAN’a Gazneli Mahmut’un onayıyla gelirler.

Hazar’ın kuzeyinde 1016’ya kadar Hazar Türkleri Devleti yaşar.

1040 yılında Çağrı Beyin Dandanakan savaşını kazanmasıyla Büyük (İran) Selçuklu Devletini kurarlar ve Rey’i başkent yaparlar.

1055’te İslam Halifesi  Kaim Biemrillah Büveyh Oğullarının zulmüne karşı Tuğrul Bey’e çağrı yapar; Bağdat’a giren Türkler Büveyh Oğulları egemenliğine son verirler. Halife Tuğrul Bey, kendi adına hutbe okutur ve Sünni İslam’ın önderliği Türk soyuna geçmiş olur.

Kutalmış Oğlu Süleyman Şah, Artuk Bey, Afşin, Toktamış, İbrahim Yınal, Gümüştekin, Ahmet Şah, Çubuk, Tutak, Dilmaçoğlu, Davdavoğlu Anadolu’dan Suriye’ye kadar her yere girerler. (1)

Aşağıda bir kısmını aktardığımız bilim insanları en çok da Türklerin Türkistan’a, İran’a  ve Anadolu’ya hükmettiği yıllarda  ortaya çıkarlar; İslam da altın çağını bu dönemde yaşar.

El Kindi (801?-866?), Razi (865-925), Farabi (870-950), Biruni (973-1051), İbn-i Sina (980-1037), Ömer Hayyam (1048-1131), İbn-i Rüşd (1126-1198), Nasreddin Tusi (1201-1274) ,  İbni Haldun (1332-1406), Uluğ Bey(1393-1449), Bursalı Kadı Zade-i Rumi(1355-1435), Ali Kuşçu (1403-1474),  Piri Reis (1465-1554) ve yüzlerce Müslüman düşün adamı/filozof bu dönemde ortaya çıkar. Semerkand, Buhara, Bağdat, Harezm, Horasan…kültür merkezleridir.

Aritmetik kitaplarının kaynağı Harezmi'nin (780-850) “Hesab-ı Hindi”si, Ondalık kesirler sistemini ortaya koyan  Gıyaseddin Cemşid (1380-1437),  Trigonometriyi bütün esaslarıyla yeniden kuran Ebu'l Vefa Buzcani (940-998) , “sıfır”ı 976'da keşfeden Muhammed bin Ahmed, evrim düşüncesini, modern optiğin ilk tohumlarını atan İbn-i Heysem (957-1029) ve yüzlercesi… Ve Sümer, Babil, Asur, Mısır, Hint, Çin, Türk ve Araplara yani doğuya uzandığımız zaman yazı ve kağıttan baruta kadar kültür mirasının temellerini atanların ve tarihe not düşenlerin güneşin doğduğu yerlerde olduğunu görüp, Bizans’ın İskenderiye kütüphanesini niye yaktığını anlayabiliriz. (2,3,4,5)

Kaşgarlı Mahmut (1008-1105) Türklerin Ansiklopedisi’yle, Yusuf Has Hacip (1017-1077) Kutlu Kılan Bilgi kitabıyla bu dönemde ortaya çıkar. İranlı şair Firdevsi (934-1020)  İran tarihini anlatan “Şeyhname”sini, Gazneli Mahmut’a sunar.

Şam'da 1298'de ölen İbn-i Al Nafis, Portekizli Servet'e atfedilen kan dolaşımı sistemini ondan 300 yıl önce keşfeder.

Modern sosyolojinin kuruluş yolunu İbn-i Haldun açar.

Kâğıt Avrupa'ya girmeden Semerkand'da kâğıt fabrikası vardır.

Matbaayı Çinliler bulur, Türkler aracılığıyla Araplara geçtikten sonra Avrupa'ya gider, Batılılar sadece, “Matbaayı , harfleri ayrı ayrı ayıran Gutenberg buldu.” diye yazar.

Taberi'siz (839-922), Mesudi'siz (ö 956), İbn-i Miskeyf'siz (ö 1030) tarih yazılırsa ancak bu kadar yazılabiliyor demek ki!

Kristof Kolomb'un 1498'de Haiti'den yazdığı mektuba göre, Amerika'nın keşfi İbn-i Rüşd'ün kaydettiği bilgiler sayesinde gerçekleşir. O zaman Uluğ Bey’in ve Piri Reis’in haritalarına ne diyeceğiz? (5)

On üçüncü yüzyıldan itibaren, İslam coğrafyasında akli bilimlerin yerini nakli bilimler alır ve Avrupa 14-16. yüzyıllarda Rönesansını gerçekleştirip ön alır; İslam coğrafyası da bodoslama “nakilciliğe” dalarak gerilerde kalır.

Türkiyemiz 1923’lere böyle gelir. 1923-1938 On beş yıllık süre yokluk ve yoksulluk içinde dünyanın birinci sırasını alan aydınlanma ve kalkınma dönemidir. Nedense aydınlanma ve kalkınmanın önü 1938’den başlayarak 1946’da tamamen kesilir.

Bilim ve teknolojide ön alanlar, maça 3-0 önde başlarlar. Bunun temelinde de Pozitif Eğitim-Öğretim ve onun yaratacağı BİLGİ ve ERDEM yatar.

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1) Türkiye Tarihi I/Osmanlı Devletine Kadar Türkler-Halil BERKTAY,Ümit  HASSAN,Ayla ÖDEKAN (Yöneten: Sina AKŞİN) Cem Yayınları

2) Uluğ Beyin Hazinesi/Adil YAKUBOV-İleri Yayınları,

3) İbni SİNA/Adil YAKUBOV-İleri Yayınları,

4) Piri REİS-Afet İNAN/Türk Tarih Kurumu

5) Soner YALÇIN/Hürriyet 10.10.2010

6) İslam Ansiklopedisi,

Yorumlar