Üye Girişi Yeni Üye Kaydı

Nazar Mı Değdi?

Ali VAROL 06 Şubat 2021 Diğer Yazıları 54 -A+

NAZAR MI DEĞDİ?- 1

Bu olayda anlatılan batıl inançlara çoğumuz artık inanmıyoruz. Ama köyümüzde ve çevremizde hala inananlar var. Yine burada artık konuşmadığımız farklı söyleyişler de var. Bunlar önceki yıllarda böyle söylenirdi. Az da olsa hala böyle konuşan köylülerimiz de var. Bu farklı söyleyişleri burada yazmaktan amacım, insanlarımızın bir değişim içinde olduğunu ve nerden nereye geldiklerini vurgulamaktır.

Ali VAROL

1. Bölüm

Bir gün Hacı Abi’nin evinin önünden geçerken bir kalabalık gördüm. Yanaştım. Bazı kadınlar söylenip durur:

“Allah hepimizi kem gözlerden saklasın gardaşım.”

“Allah ana guzularını nazardan, şeytan şerrinden gorusun yavrım.”

Baktım, Hacı Abi’nin evinin önünde bir hay huy var. Eve girip çıkanlar endişeyle konuşanlar… Demek ki evde önemli bişey var. Evin önünde birkaç insan kümesi aralarında konuşuyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Erkekler ayrı bir yerde kümelenmiş, kadınlar başka bir yerde kümelenmiş. Kadınların kümesine yeni gelen bir kadın:

“N’olmuş bacım? Ne bu hay huy?”

Cevap:

“Neyolacak Hacı hasdalanmış.”

“Neyiki zoru? “

“Ney’olacak, cin çarpmışdır zaar.”

Başka bir kadın onu onaylar:

“Başga neye bağlansın adamın dili?”

“Dili dutulmuş mu?”

“Dutulmuşumuş, bilmen şindi çözüldü mü?”

O sırada evden dışarı çıkan Hacı Abinin hanımı anlatır:

“Ey gardaşım, benim adamım daş gibi adamıdı. Benim adamım dokturun yolunu bilmezdi. Tek gullandığı ilaç kekik yağıydı. Benim adamımın ilacı bağda bahçada çalışmakdı. Zabah namazını gıldı, gazma küreği aldı, deredeki bahcaya duvar yapmaya getti. Heç bişeyciği yoğudu.”

“Eee?”

“Eeesi, derede cansız yatır bulmuşlar. Habar geldi. Gettik bakdık, ölü gibi yatır. Ayağa galdıramadık, ağzından bir dil alamadık. Köyden eşek götürdük, bindirip öyle getirdik.”

“Nasıl olmuş, biyerden mi düşmüş, neyi varımış?”

“Gara bere bişey yok. Bişeyciği yoğudu da. Göz ettiler adamıma. Nazar ettiler. Kem göz değdi adamıma. “70 yaşında adam her gün çalışır mı”, dediler. Nazar ettiler, nazaaar.”

Hacı Abinin hanımı ağlamaklıydı.

“Allah cümle Muhammedi, ana guzularını kem gözden saklasın.”

“Âmin. Hacı Abi nasıl şimdi?”

“Nasıl olacak ölü gibi yatır. Her yanları dövülmüş gibi ağrır. Eli ayağı dutmaz oldu. Kem göz değdi adamıma.”

Kadınların kümelendiği yerden birisi sorar:

“Ne yaptınız ya?”

Hacı Abinin hanımı şaşkın mırıldanır:

“Ne yapsak bilmen.”

Yaşlı kadınlardan biri hemen ona ne yapması gerektiğini söyler:

“Gız sen deli misin? Bilmen ile olur mu? Hemen bir bıçak goyalım.”

Başka bir kadın onu onaylar:

Hemen bir galeyli çanak, bir sındı, bir çakı bir de iğne getir, bir bıçak goyalım.”

Onları destekleyenler olur:

“Cin çarpması mı, şeytan ilişmesi mi yoksa kem göz mü değdi bir belli olsun.”

“Bıçak gorken birini Garadere’ye, birini Ormana’ya, Birini de Fersini Sülemen Efendiye goyalım.”

Gençlerden bir kadın alçak sesle söze karışır:

“Birini de tokdura goysanız.”

Yaşlı kadın onu tersler gibi:

“Tokdura verecek paranız varsa goyalım.”

Oradaki kadınlardan daha başka akıl verenler de olur:

“Gebecede’ki Güssün Ebeyi düşe yatıralım.”

“Gönnet’deki Yusuf Hocaya kitap açdıralım.”

Hacı Abinin hanımı:

“Ey gardaşım nişleyen ben?” deyi söylenerek, ellerini yanlarına vurarak içeri girer.

Hacı Abinin hanımı içeri girince yeni gelenlerden biri erkeklerin kümelendiği yere yanaşır, sorar :

“Nasıl olmuş bu iş yahu? İşin aslı ne?”

Kara İbrahim anlatır:

“Ben annadım meseleyi. İnanmayacaksınız emme Hacının heç bişeyi yok.”

“Nasıl olur, adam dilsiz ayaksız yatırımış.”

“Varsın yatsın. Yarın öbür gün Hacı esgisinden daha sağlam bahçaya çalışmaya getmezse ben de Garirbeem deelin.”

“Yok, yavu, nasıl annadın? Fala mı bakdın?”

“Ben annadım meseleyi.”

“Düşe mi yattın?

“Çözdüm meseleyi dedim ya.”

“Bizim bilmediğimiz bişey mi biliyon?  Nedir meselenin aslı?”

Kara İbrahim anlatmaya devam eder:

“Ben işin aslını çözdüm dedim’e.”

“Nasıl çözdün?”

“Hacı Böyün bahcaya gederken kimi görmüş, bil bakalım?”

“Kimi görmüş? Cin mi görmüş?”

“Cin görse taha eyi.”

“Şeytan mı görmüş?”

“Şeytan görse taha eyi.”

Dinleyenler meraklanırlar. Cinden, şeytandan daha kötü, daha tehlikeli kim olabilirdi acaba? Kara İbrahim bastıra bastıra anlatır.

“Ben Hacı buraya geleli beri sordum araşdırdım.”

“Kimi görmüş, desene!”

“Garalı’yı görmüş.”

Dinleyenler şaşırır:

“Garalı’yı mı görmüş? Garalı dövmüş mü Hacıyı?”

“Dövse taha eyi.”

“İlaç mı etmiş?”

“Deel.”

 “Nazarı mı değmiş?”

 “Deel.”

 “Deel, deel, Garalı mı hasda etmiş adamı?

 “Bi Garalı olsa neyise.”

 “Başga biri taha mı varımış?”

 “Gök Mısdava’yı da görmüş.”

 “Gök Mısdava’yla Garalı’yı gördüyse n’olmuş? Bunar Hacıyı dövmüşler mi?”

 “Yooo.”

 “Eee, bunarın Hacıyla bir alıp veremediği mi varımış?

 “Yooo. Heç bi alıp veremedikleri yok.”

 “Eee, yoğusa neyini çözdün meselenin?

 “Dine, annadacam. Başga kimi görmüş dersiniz?”

 “Kimi görmüş?”

 “Gök Memed’i.”

 “Gök Memed’in Hacıyla bir alıp veremediği var mı?”

 “Yooo.”

 “Ne yapmış bu adamlar Hacıya?”

 “Gonuşa gonuşa dereye gadar getmişler.”

 “Bu adamlar gonuşa gonuşa mı hasda etmişler Hacıyı?”

 “Derede de Gara Memed’e ırastlamışlar.”

 “Ne gonuşmuşlar bunar Hacıyla?”

 “Ben bu adamlarla teker teker görüşdüm. Ne gonuşduklarını öğrendim.”

 “Ne gonuşmuşlar?”

 

 Birinci bölümün sonu

Yorumlar